videotakip
82 Takipçi | 62029 Takip
08 10 2010

HAYVAN MEZARLIĞI KİTAP ÖZETİ (STEPHAN KİNG)

Louis karısı ve iki çocuğu ile Chicago’dan Ludlow’da ormanın hemen yanında bulunan bir eve taşındı. Eve yerleştiler ve daha sonra yan komşuları ile tanıştılar. Komşuları çok yaşlı bir çiftti. Jud ve Norma Crandall. Kısa süre sonra Jud ile Louis ahbab oldular. Her akşam birlikte bira içip Ludlow hakkında konuşuyorlardı. Louis ve ailesi bir hafta sonu evlerinin bahçesinde oturuyorlardı, Jud aileyi görüp yanlarına gitti ve onlara yakında bulunan hayvan mezarlığını görmek isteyip istemediklerini sordu. Louis Eileen’nin çok istemesi üzerine teklifi kabul etti. Jud ve bütün aile yola koyuldular. Yarım saat sonra hayvan mezarlığına vardılar. Jud Louis ve ailesine, aşağıda bulunan kasabadaki çocukların hayvanları öldüğü zaman hayvanlarını buraya gömdüklerini söyledi. Hayvan mezarlığı çocuklar tarafından güzelce düzenlenmişti. Etraftaki gereksiz ot ve çalılıklar çocuklar tarafından koparılmıştı. Jud Eileen’i buraya tek başına gelmeye kalkışırsa ormanın içinde kaybolacağı konusunda uyardı. Hayvan mezarlığını gördükten sonra bütün aile ve Jud eve döndü. Evin kedisi Church kapının önünde Eileen’i bekliyordu aslında Church evin değil Eileen’in kedisiydi. Eileen kedisini o kadar çok seviyordu ki bazı akşamlar kedisi ile birlikte yatıyordu. Evi yerleştirme işi yaklaşık bir hafta sürdü ve daha sonra Louis asıl mesleği olan doktorluğa başladı. Yakında bulunan bir üniversitede rahatsızlanan öğrencileri tedavi ediyordu.Birgün kafası yarılmış Pascow adında bir öğrenci revire getirildi, fakat Louis daha öğrenciyi muayene edemeden öğrenci öldü. Daha ilk gününde böyle bir durumla karşılaşması Louis’i çok etkilemişti. Louis her akşam Jud’un yanına gidiyor, birkaç bira içip gündelik hayat hakkında konuşuyorlardı. Jud seksen yaşında o bölgenin en yaşlı insanıydı. Louis işe başladıktan birkaç ay sonra Rachel iki çocuğu ile Chicago’ya babasının yanına ziyarete gitti. Louis kayınbirader’i ile arası iyi olmadığı için ziyarete gitmedi. Ertesi sabah Jud Louis’i telefonla aradı ve church’un anayolu... Devamı

08 10 2010

HANDAN KİTAP ÖZETİ (HALİDE EDİB ADIVAR)

Refik Cemal evlenmek üzeredir.İstediği kızı yaşadığı mahallenin o döneme göre aykırı gözüken fertlerinden olan dört kız kardeşten biridir.Daha doğrusu Refik Cemal’in evleneceği kız diğerlerinin kuzenidir.Reifk Cemal birarz heyecanlı vede çekingen olarak bu işe kalkışmış ve babasını Neriman’ı istetmeye yollamış.Neriman onun fotoğrafını görünce hemen evlenmeyi kabul etmiştir.Refik Cemal bir akşam Neriman’la tanışmak için yemeğine igtmiş.Refik Cemal Neriman’I görünce ona vurulmuş işte hayatımın kadını bu diye düşünmüştür.Yemekte Cemal bey ile koyu sohbete dalmışlardı.Fakat maada boş bir sandalye Refik Cemal’in dikkatini çekmiştir.Tam soracağı sırada Neriman çok kutsal birinden bahsedermiş gibi keşke Handan’da burda olsa diye iç geçirmişti.Cemal beyde Handan’dan bahsetmeye başladı.Handan’ın çok zeki,öğrenmek için çok azimli,çok kültürlü ve çok güzel olduğundan bahsetmişti.RefikCemal Handan’ın çok özel bir yeri olduğunu anlamıştı. Refik Cemal bir an önce düğün hazırlıklarına başlamak istediğini bildirince Cemal bey bunu hemen kabul etmiş ve düğün hazırlıklarına başlanmıştır.Tüm bu işler devam ederken Neriman Avrupa’da bulunan Handan’a danışmaktadır.Bu durum Refik Cemal’i biraz kızdırıyor olsada pek sesini çıkarmamıştır.Çünkü Handan’ın beğendiği ev eşyaları,Neriman’a beğendiği kıyafetler gerçekten onun da hoşuna gitmişti.Nihayet düğün günü gelir çatar.Refik Cemal rüyalarını süsleyen meleği Neriman’a kavuşur.Aradan bir tıl geçer.Neriman hamile kalır.Fakat tam bu sırada Abdülhamit’in hafiyeleri Refik Cemal’in peşine takılır.Çünkü Refik Cemal kendini geliştirmiş gerçek bir Türk aydınıdır ve istibdad dönemi bunu kabul etmemektedir.Refik Cemal sürgüne gitmektense kendi isteğiyle londra’ya tayinini ister ve yaptırır.tam bunu eşine söyleyeceği zaman Refik Cemal ve Server’in ortak arkadaşı olan ve Abdülhamit’in hiç sevmediği ateşli bir Türk aydını olan Nazım’ın amcası köşke gelmiştir.Bu arada Nazım bir süre önce tutuklanmış ve hapishanede intihar etmiştir.O akşam Neriman’da bir t... Devamı

09 10 2010

GURBET HİKAYELERİ KİTAP ÖZETİ (REFİK HALİD KARAY)

Eskici : Hasan adında bir çocuk vardır ve İstanbul’da yaşamaktadır. İstanbul’da yaşarken anne ve babasını kaybetmiş, hiç yakın akrabası kalmamıştır. Yöre halkı Hasan’ı Filistin’e halasının yanına göndermeyi uygun görmüşlerdir. Hasan’ı vapura bindirip Filistin’e gönderirler.Halasının yanına giden Hasan, o yörenin diline yabancı olduğu için hiç kimsyle konuşmaz. Bir gün halasının evine ayakkabıları tamir için bir eskici gelir ve Hasan onun karşısına oturarak onu seyretmeye başlar. Daha sonra eskiciye ‘ çiviler ağzını acıtmıyor mu?’ der. Eskici önce çocuğun Türkçe konuşmasını garipser. Daha sonra sen nerelisin diye sorar. Hasan anlatmaya başlar. Hiç durmadan konuşmaktadır. Eskiciyle beraber memleketlerinden bahsederler. Eskicinin işi bitmiş, gitme zamanı gelmiştir. Ayrılırken hasan çok ağlar ama elinden hiçbirşey gelmez.Köpek :Osman memleketinden uzun süre önce ayrılır ve Lübnan’da çalışmaya başlar. Osman kimseyle konuşmayan çok yalnız biridir. Bir gün yine işe çıkmışken arkasına bir köpek takılır. Ona bakınca onunda memleketinden uzak olduğunu düşünür. Köpeğin kaderinin kendisine benzediğini düşünerek onu yanına alır. Artık her yere onunla gider olmuştur. Köpek, Osman’ın yanına geldiğinden beri kilo alır, Osman’la oynamaya onu sevmeye başlar.Bir gün Osman’ı Lübnan’da zabitler yakalar. Yasak olarak çalıştığından dolayı onu şehir dışı etmek isterler. Ama köpeğin onunla beraber gitmesini istemezler. O zamanlar hayvanların hastalık bulaştırma tehlikesi olduğu için, onları şehir dışı etmek yasaktır. Bu nedenle Osman’ı köpeksiz şehir dışı ederler. Osman çok üzülür hatta ayrılırken köpekle bile vedalaşır. Köpek ağlamaklı olmuştur ama bir şey yapamaz. Osman’ın eski neşesi artık kalmamıştır. Kader yine ona kazığını atmıştır.Testi:Ömer adında bir genç lübnanda şöförlük yapmaktadır. Bir akşam arabasına üç bedevi biner ve ondan hemen bir doktara gitmesini isterler. Adamlardan biri nefes alırken zorluk çekmektedir. Ömer merak edip nesi olduğunu sorar. Bedevilerden tyaşlıca olanı y... Devamı

09 10 2010

GELİBOLU KİTAP ÖZETİ (BUKET UZUNER)

Viktoria Taylor Çanakkle savaşlarında şehit olan dedesinin mezarını bulmak amacıyla Yenizelanda’dan Geliboluy’a gelmiştir. Rehberi Mehmet ile gelibolunun küçük köylerinde gezen Viki bir köy kahvesinde, adına özel bir köşe hazırlanan , Çanakkale savaşlarınd şehit düşmüş olan Ali Osman Taylar’ın resmini görünce bu kişinin dedesi olduğunu iddia eder. Ancak köy halkı vatan için savaşmış ve kanını akıtmış Türk şehidi Ali Osman Taylar’a yapılan bu davranışı çok büyük bir hakaret olarak karşılar ve Viktoria’yı derhal köyden uzaklaştırırlar. Bu olaydan tüm Türkiyenin tv ve basın sayesinde kısa sürede haberi olur. Viktoria bu iddiasını kanıtlamak için Ali Osmanın halen hayatta olan kızı ile görüşmek için elinden gelen herşeyi yapar. Ali Osmanın kızı olan Beyaz Taylar adeta ayaklı bir tarihtir. Çok inatçı olan bu kadın, dış görünüşünün zıttına çok zeki ve biligilidir. Viktoria ile konuşurken tercüman kullanmadan kendisi ingilizce konuşmaktadır. Viki beyaz halanın inadını kırmayı başarır ve onunla görüşür. Bu görüşmeden sonra gerçekler birbir ortaya çıkar. Ali Osman Taylar aslında bir anzak askeridir ve savaşta ağır yaralanmıştır. Onu bir çukurun içerisinde hareketsiz halde bulan Beyazın annesi yaralarını iyileştirmiş ve iyi bir duruma getirmiştir.Bir süre sonra  da evlenmişlerdir. Viktoria, Ali Osmanın torunudur aslında. İşte tüm bunlar Beyaz hala sayesinde birbir ortaya çıkmıştır. Viktoria iddiasında haklıdır ve bunu uzun ve zor uğraşlardan sonra   kanıtlamayı başarmıştır. Ancak bu olay ne basına ne de köy halkına bu şekilde aktarılmamıştır. Çünkü onların tepkisi ile karşılaşabilir ve bunu  kabullenmeyebililerdi. Doğruyu yalnızca üç kişi biliyrdu. Victoria, Beyaz hala ve Beyaz halanın yeğeni Ali Osman. ROMANIN KONUSU: Çanakkale Savaşlarında şehit olan dedesinin kayıp mezarını bulmak için uğraşan Yenizelandalı Viktorianın öyküsü…İÇERİK BİLGİSİ:a)Eserdeki kişilerin tasviri:Beyaz Taylar: Çok inatçı ve sert bir kişiliğe sahiptir. Ancak bu sert kişiliğin altın... Devamı