videotakip
82 Takipçi | 62029 Takip
09 10 2010

FÜREYA KİTAP ÖZETİ (AYŞE KULİN)

Şakir Paşanın ikinci evliliğinden doğan altı çocuğundan Hakkiye’nin kızı olan Füreya, 1910-1997 yılları arasında yaşamıştır. Füreya zengin bir ailede şımarık ve mutlu bir hayat sürmektedir.          Büyük babası, annesi ve asker babasına konak bahçesindeki evi hediye ettiğinden, konakta çok kalabalık bir ailede büyümüştür. Bir kaza sonucu büyük babasını vuran büyük dayısı ailenin perişan olmasına sebep olmuş, savaşın başlaması bu perişanlığı arttırmıştır. Aile para açısından büyük bir sıkıntıya girmiş, hatta konağı satıp İstanbul’daki evlerine taşınmak zorunda kalmıştır.         Henüz umudunu kaybetmemiş, vatan sevgisi ile dolu gençlerden birisi de Füreya’nın babasıdır. Mustafa Kemal ile Harbiye’den sınıf arkadaşı olan babası, vatan kurtarılırken Büyük Önder’in yanında yer almış ve zaferden sonra ordu komutanı olmuştur. “Dame de Sion” daki tahsilini tamamlayan Füreya, üniversiteyi de bitirir.         Atatürk ve eşinin, evlerini ziyaretlerinde anı defterine “Millet sizden çok şey bekliyor. Siz çalışmalı ve memlekete bir şeyler vermelisiniz.” yazması Füreya’yı derinden etkilemiştir.         Erken yaşta evlenen Füreya, eşinin kötü davranışları sonucu çocuğunu kaybederek bunalıma girer. Tedavi ile bunalımı atlatan Füreya ilk evliliğini bitirir.         İkinci evliliğini, Atatürk’ün çok yakın arkadaşlarından birisi olan Kılıç Ali ile ailesinin itirazlarına rağmen gerçekleştirir. Kılıç Ali yaşça kendisinden çok daha büyüktür. Bu evlilik onları protokol içerisine sokar. Ankara sosyetesinin ve toplantılarının en aranılan isimlerinden biri olur. 1938′de Atatürk’ün vefatı, Kılıç Ali’yi derin bir bunalıma iter.         Eşini motive etmek için büyük bir çaba gösteren Füreya, verem teşhisi ile genç yaşta hastahaneye yatırılır. Adadaki evde bir... Devamı

09 10 2010

FIRTINAYA KARŞI KİTAP ÖZETİ (GAYE HİÇYILMAZ)

Mehmet, Ankaraya taşınacaklarının acı haberini güzel bir bahar günü alır. Acı haber olması onun oradaki yaşam koşulları hakkında azda olsa bilgi sahibi olmasıdır. Bu karara Mehmet dışında herkes bu olay için sevinmekte ve hazırlıklarını yapmaya başlamaktadırlar. Babası başkente yerleşeceği için mutludur. Oradaki iş imkanlarının çok ve parasının fazla olduğunu aklından geçirmektedir. Fakat babasının tasarladığı gibi değildir ve bunu kendiside bilmektedir. Mehmet bu kararın değişmesi içinde elinden geleni yapmak ister fakat onu dinlemeyeceklerinide biliyordur. Oralara gitmemiş bir çocuğun oralar hakkında kötü yargılara sahip olması arkadaşı Hayri’nin mektupları sayesinde fikir edinir. Hayri onun ilkokul arkadaşıdır. Hayri sarışın, zeki ve yaramaz bir çocuktur. Hayri’nin çok zeki bir çocuk olduğuna inanan köy öğretmeni onun buralarda harap olacağına başkentte daha iyi okullarda okuması gerektiğini anne ve babasına söyler. Ailesi ise fakir olmalarına rağmen çocuklarının ileriki hayatı için Ankara’ya giderler. Yanlarında Korsan adlı köpeğini götüremeyeceği için en candan arkadaşı olan Mehmet’e teslim eder ve bir gün onu almaya geleceğini söyler. Hayri Mehmet’e Ankara’yı her zaman mektubunda anlatır ve mutsuz olduğunu ona her defasında yazar. Bunları anne ve babasına anlatmak istemiştir fakat onu dinlemeyeceğini bildiği için vazgeçer.Her yerin yemyeşil ve mis kokulu olduğu bir bahar gününde köyden her tarafın bina ve dumanla kaplı olduğu büyük şehire hareket ederler. Orada onları Yusuf Amcaları karşılar ve onun evinin üstündeki penceresiz sıvasız derme çatlma bir evde otururlar. Yusuf Amcaları Şen Tepe’nin zenginlerinden olmasından dolayı saygı gösterilen birisidir. Kendisinin bir terzi atölyesi vardır ve babası orada hammal olarak çalışır. Yusuf Amcalarının oğlu Hakan ile birlikte oraları tanımak ve birazda görmek için dolaşırlar. Mahallenin çocuklarına hemen ısınır. Bu arada hemen kaynaşmalarının bir nedenide çocukların Korsan’a yaklaşmak istemelerindendir.Aralarından b... Devamı

09 10 2010

FATİH HARBİYE KİTAP ÖZETİ (PEYAMİ SAFA)

Şinasi ve Neriman çocukluk arkadaşlarıdır. Tanıdıkları ilk karşıt cins birbirleridir. İlk başta ikisi de birbirlerini seviyorlardı. Okula beraber gidip geliyorlardı. Üniversite de bile beraberdiler. Neriman’ın babası Faiz Bey’dir ve Şinasi’yi de çok sevmektedir. Bazı geceler Faiz Bey’in evinde saz çalarlar ve sohbet ederlerdi. Herkese bir gün Şinasi ile Neriman’ın evleneceğini düşünüyordu.Giderek Neriman Şinasi’den soğumaya başladı. Neriman oturduğu mevki olan Fatih’I, sevmemektedir. Çünkü Fatih, doğuyu, gelişmemişliği ve eskiyi temsil ediyordu. Oturduğu mahalle  çok eskiydi ve evler de virane gibiydi. Bir gün Macit denilen yakışıklı, zengin ve kibar birisiyle tanışır. Macit Harbiye’de oturuyordu. Harbiye, gelişmişliği ve batıyı simgeliyordu. Macit ile bir kaç sefer Şinasi’den habersiz buluşurlar. Bir gün Macit Neriman’a balo davetiyesi verir ve baloya davet eder. Nerman baloya gitmeyi çok istemektedir. Ama gitmesi için  babasının iznini almak zorundadır. Tam babasına söyleyecekken babası ona Şinasi ile evlenmesini teklif eder. Hemen  reddetmez ve 2-3 ay mühlet ister. Ve bolaya Şinasi ile gitmesi koşuluyla da izin alır. Elbise için vitrinleri gezmeye çıktığında dayısının kızlarına uğrar. Çünkü dayısının kızları bu işlerde oldukça deneyimlilerdir. Eve gittiğinde bir kadının ağlamaktan harap olduğunu görür ve nedenini sorar. Nedeni kızının intiharıdır. Kızı Rus gitariste aşık olmuştur. İkisi de başta çok mutlulardır ve birbirlerini çok sevmektelerdir. Ancak çok sefil bir hayat sürmektedirler. Buda kıza tak etmiştir. Günün birinde zengin bir adamla tanışan kız genci terk eder ve adamla yaşamaya başlar. Artık balolara gidebilmekte ve her istediğini yapabilmektedir. Ancak gerçek mutluluğu bulamamaktadır. Tahsil görmüş bir kız olduğundan hakiki güzelliği armaktadır. Musiki, mutalaa ve samimiyet…Rus gencinde bunları bulabiliyordu ancak zengin adamda bunları bulamamaktadır.Sonunda, gence dönmeye karar verir ve aramaya başlar. Büyük uğraşlar sonucu bulur ... Devamı

09 10 2010

ESKİ HASTALIK KİTAP ÖZETİ (REŞAT NURİ GÜNTEKİN)

Züleyha’nın çocukluğu İstanbul’da geçmişti. Annesi ölmüştü. Babası Ali Osman Bey askerdi.Züleyha babasını tanımaya vakit bulamamıştı. Birkaç senede  bir İstanbul’a uğrar, yirmi otuz gün ailesinin yanında kaldıktan sonra, tekrar kıt’asına dönerdi. Yusuf ise Ali Osman Bey’in askeriydi. Onunla birçok kere muharebelere katılmıştır. Yusuf daha sonra belediye reisliğine kadar yükselmiştir. Yusuf annesi Enise Hanım ile birlikte Gölyüzü çiftliğinde yaşamaktadır.Züleyha, Yusuf’u babası sayesinde tanımıştı. Bir gün Ali Osman Bey kızına mektubunda: “İstanbul’dan hareketini bana telgrafla bildir. Seni, Yenice istasyonunda beklemeye gelirim. Oradan beraberce Silifke’ye gideriz.”. Ancak Ali Osman Bey yoğun işlerinden dolayı istasyona Yusuf’u kızını Silifke’ye götürmesi için göndermişti. Bu sayede  Yusuf ile Züleyha Yenice istasyonunda tanışmışlardı.Züleyha, Gölyüzü çiftliğine gittikten bir süre sonra babası Ali Osman Bey de geldi. Bu çiftlikte Yusuf annesi Enise Hanım ile birlikte yaşıyordu. Çiftlikte geçen günler boyunca Züleyha ile Yusuf birbirlerini sevmişlerdi. Enise Hanım da Züleyha’yı oğluna gelin olarak beğenmişti. Oğlunun Züleyha ile evlenmesini istiyordu. Nitekim, Ali Osman Bey de razı olunca Züleyha ile Yusuf  müthiş bir düğünle evlenmişlerdi. Çift, evlendikten sonra aralarında hep soğukluk olmuştu. Zaten hasta olan Ali Osman Bey bir müddet sonra ölmüştü. Züleyha iyice çöktü. Yusuf karısındaki melânkolinin gittikçe arttığını gördükçe üzülüyordu. Ayrıca Züleyha, Yusuf’un sık sık belediye işlerinden konuşmasından rahatsız oluyordu. Yusuf’un bu belediye politikası davaları aralarını şiddetle açmıştı. Züleyha kocasına karşı tenkitlerde çok sert davranıyordu. Günün birinde Züleyha, Yusuf’a ayrılmalarını teklif etti. Yusuf da bunu kabul edince mahkeme bir yıl sonra resmî olmak üzere ayrılmalarına karar vermişti. Ama onlar hâlâ karı kocaydılar.Züleyha İstanbul’a dayısının yanına gitti. Burada tanınmış tüccarlardan birinin oğlu ile tanışmıştı. Bu genç ile Alemdağ... Devamı